Anasayfa / Gaziantep / Gaziantep İli
gaziantep
gaziantep

Gaziantep İli

Gaziantep denince akla gelen ilk şeyler arasında Gaziantep Kalesi, baklava ve antepfıstığı bulunmaktadır.

Yöreye verilen ilk isim Romalılar tarafından düşünülmüştür ve düşünülen isim “Antiochia ad Taurum”, Latince ölü dilinde “Toroslar’ın karşısındaki Antakya” anlamına geldiği bilinmektedir. Daha sonra şehir Arapların eline geçmiştir ve şehre Ayıntap demişlerdir. Ayıntap isminin nerden geldiğine dair birçok rivayet vardır ve bazıları şunlardır. Hitit dilinden “han toprağı” olarak çevrilen “Hantap” tan türemiştir ve bu şekilde söylene söylene Ayıntap ismine dönüşmüştür. Ayıntap kelimesinin direk söylenişi ise Farsça dilinde pınarı bol anlamına gelmektedir. Ayın kelimesi Arapça dilinde göz, tap kelimesi ise pınar anlamına geldiği bilinmektedir. Ayıntap, adını çok önceleri bu bölgede hüküm sürmüş bir kral olan Ayni’den aldığı bilinmektedir. Ayıntap adı aynı zamanda farklı dillerde parlayan şehir anlamına gelmektedir.

Fakat bu rivayetlerden herhangi birinin doğruluğu kanıtlanmış bir kesinlikte değildir. Ayıntap adı nesilden nesile değişerek; Antep, Entep ve Antap vb. farklı şekiller alır. Bu adlardan en çok kullanılanı şüphesiz Antep’tir. 1921’de (Antep Savunmasındaki üstün çabalarından sonra) çıkarılan bir karar ile Antep’e Gazi lakabı eklenir ve Gaziantep olarak kayıtlara geçer.

Zeugma antik kentinde yapılan kazılarda su altından çıkarılan ve şu anda Gaziantep Arkeoloji Müzesi’nde koruma altında olan ve sergilenen “Çingene Kızı” mozaiği şehrin en değerli varlığıdır denilebilir. Mozaikteki kadının Yunan mitolojisindeki en güçlü tanrıçalardan biri olan yeryüzü tanrıçası Gaia olduğu varsayılmaktadır.

Günümüzdeki Gaziantep’in içinde bulunan Dülük şehrinin (Dolikhe ya da Doliche) bu yörede yaşam kalıntısı bulunan en eski kent olduğu anlaşılmıştır. Arkeolojik kazılardan anlaşıldığı üzere Paleolitik dönemden beri insanların bu kenti mesken olarak kullandığı bilinmektedir.

İlk kurulduğu zamanlarda Babil iradesi altında kalan kent, M.Ö. 1700’lü yıllarda Hititler ‘in hakimiyetine girer. Hititler ‘den sonra ise kente Mısır krallığı göz koyar ve Mısırlıların eline geçen kent, M.Ö. 700-M.S. 546 seneleri arasında ise tarih sırasına göre Medler, Asurlular ve Persler hakimiyetinin altına girmiştir. 6. yüzyılda ise kent kronolojik bir biçimde Makedonya, Selevkos ve Komagene uygarlıklarının yönetimini tecrübe eder.

Romalılar, hüküm sürdükleri zamanlar içinde, Dülük yakınlarına Antiochia ad Taurum adında yeni bir kent kurmaya başlarlar. Kent, M.S. 395 yılında Bizans İmparatorluğu tarafından işgal edilir. M.S. 636 yılında ise halife görevini sürdürmekte olan Ömer bin Hattab, İslamiyet’i daha büyük topraklara tanıtmak ve yaymak için Ayıntap ve Hatay yöresini hakimiyeti altına alır. Bu şekilde Ayıntap halkı İslamiyet’i benimser. Bu zamanlarda Ayıntap önem kazanırken Dülük şehri hızlı bir biçimde eski önemini kaybetmektedir.



1516 yılında yapılan Mercidabık seferiyle Ayıntap, Osmanlı egemenliğine geçer. Osmanlıların hüküm sürdüğü zamanlarda kentte birçok cami, medrese, han ve hamam yapılmıştır. Bu dönemde kent kendini üretim, ticaret ve el sanatları yönünden oldukça gelişmiştir. 30 yıl arayla kenti iki kez kenti ziyarete gelen Evliya Çelebi; 22 mahalle, 8 bin kadar ev, 100 civarında cami, medrese, han, hamam ve bir de kapalı çarşı olduğunu yazar seyahatnamesinde. Osmanlı döneminde Ayıntap, asla kendi başına bir eyalet olamamıştır. Önceleri Maraş (bugünkü Kahramanmaraş)kentinin, sonrasında ise Halep kentinin içinde yer aldığı bilinmektedir. Yine de Ayıntap’ın kültürü Arap kültüründen nerdeyse hiç etkilenmemiştir.

1918 yılında Antep, itilaf devletlerinin kendi arasında yaptığı planlarla ilk başta İngilizlere bırakılır, 1919’da Fransa’ya teslim edilir.

Kentin sakinleri, Fransız askerlerinin bölgeye çıkarılmasından hiç memnun değillerdir ve bu işgalden kurtulmak amacıyla direnişe katılırlar. Karayılan isimli bir liderin himayesi altındaki çeteler, Fransızların birliklerinden birini tuzağa düşürür. Şahin Bey, 200 kişilik teçhizatı bile kısıtlı olan birlikle Antep’teki Fransız birliklerine karşı kahramanca direndiği bilinmektedir. Direnişe katılan yöre halkı bir süre sonra teslim olur. Savaş, ölümlerle yaralılarla ve zorluklarla tamı tamına 10 ay sürer. 25 Aralık 1921’de Ankara Anlaşmasındaki şartlar Fransız askerlerini şehri terk etmeye zorlar.

Şehirde çok sayıda pınar vardır ama bir tane bile doğal göl yoktur. Bundan mütevellit şehirde birçok noktada yapay göl ve baraj yapılmıştır. Şehir, kendi adıyla aynı isimde olan Gaziantep platosu üzerinde kurulmuştur. Şehrin merkezinden geçen Alleben Deresi iki merkez ilçenin sınırlarını çizer. Şehir merkezinde hiç doğal orman yoktur; bu sebeple şehrin yakınlarına kızılçam ağaçlarından oluşan bir yapay orman kurulmuştur. Bölge 2. derece deprem bölgesinde olmasına rağmen nerdeyse hiç deprem yaşamamıştır.




Konumu sebebiyle Karasal iklim görülmesi varsayılır fakat şehirde Akdeniz iklimi hakimdir.
Şehrin en az yağış aldığı zaman dilimi haziran-eylül arasındaki aylardır. En çok yağış aldığı zamanlar ise Aralık-Şubat arasında kalır. Mevsim değişimi sırasında gece-gündüz arasında devasa sıcaklık farkları oluşmaktadır. Denize kıyısı yoktur ve bunun sonucunda nem oranı çok düşüktür. Nem olmamasına rağmen şehrin havası çok sert değildir.

Şehir; bulunduğu bölgedeki birçok şehre ulaşım kolaylığı olduğundan ve liman kentlerine hayli yakın konumda bulunduğundan ekonomik olarak ülkenin en zengin kentlerinden biri haline gelmiştir. En önemli geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olmakla birlikte enerji kaynakları, el sanatları, sanayi ve ticaret de şehrin ekonomisine hayli katkı sağlamaktadır. GAP projesinin tamamlandıktan sonra kentin tarım alanında çok daha fazla gelişeceği düşünülmektedir.

Şehrin ekonomisinin en güçlü etmeni tarımdır, en önemli tarım ürünü ise tahmin edildiği üzere Antep fıstığıdır. Ülkenin antepfıstığı piyasasının sahibi gibidir. Nitekim antepfıstığı adını şehrin adından almıştır ve şehirde Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü çalışmalarını sürdürmektedir.

Bir diğer önemli tarım ürünleri de zeytin ve üzümdür.

Tarım faaliyetleri kadar önemi olmasa bile hayvancılık da şehrin ekonomisinde çok büyük bir yere sahiptir. İlde mera alanları çok olmasına rağmen verimsiz olduğundan daha çok küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yaygındır. En çok yetiştirilen hayvan koyun olmasına rağmen tüyleri verimli olmadığından yeterince yün elde edilmemektedir.

Hakkında Gaziantep Son Dakika

Sizlere Gazi şehrimizin son dakika haberlerini tarafsız olarak sade bir dille yayınlamak için emek harcayan yarı zamanlı Süpermeniz!

Mutlaka Okumalısın!

şehitkamil ilçe

Şehitkamil İlçe

Alleben deresi iki merkez ilçenin sınırları olarak kabul edilmiştir. Kuzeyde kalan kısım Şehitkamil ilçesidir. Adını …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir